Dünya genelinde bulaşıcı hastalıklarla mücadele sürerken, Güneydoğu Asya’dan gelen haberler endişeleri artırdı. Meyve yarasalarından insanlara bulaşan Nipah virüsü, özellikle insandan insana geçmeye başladığında ölümcül bir hızla yayılabiliyor.

Herhangi bir özel ilacı veya yaygın aşısı bulunmayan bu virüs, %40 ile %75 arasında değişen yüksek ölüm oranıyla biliniyor. Sağlık uzmanları, hayatta kalanların dahi ömür boyu sürecek nörolojik komplikasyonlarla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıyor.

Nipah virüsünün en sinsi yönlerinden biri, kuluçka süresinin uzunluğudur. Virüs bulaştıktan sonra belirtiler genellikle 4 ile 14 gün arasında ortaya çıksa da, bazı vakalarda bu sürecin 45 güne kadar uzayabildiği biliniyor.

Bu “sessiz dönem” boyunca kişi kendini tamamen sağlıklı hissederken, virüs vücut içerisinde gelişimini sürdürüyor. Uzmanlar, hastalığın ilerleyişini “grip benzeri evre” ve “şiddetli nörolojik evre” olarak iki ana aşamaya ayırıyor.

Hastalığın ilk evresi; ani yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrısı ve boğaz ağrısı ile başlıyor. Bu aşamada hastalık sık sık grip veya COVID-19 ile karıştırılabiliyor. Ancak ikinci evreye geçildiğinde Nipah, asıl yıkıcı etkisini göstererek doğrudan beynimize saldırıyor.

“Ensefalit” yani beyin iltihabına yol açan virüs; baş dönmesi, aşırı uyku hali, bilinç bulanıklığı ve zaman-mekan algısının yitirilmesine neden oluyor. Ağır vakalarda, nörolojik semptomların başlamasından sonraki 24-48 saat içinde hastanın komaya girmesi veya şiddetli nöbetler geçirmesi kaçınılmaz hale geliyor.

Zoonotik bir virüs olan Nipah, temel olarak “uçan tilki” olarak da bilinen meyve yarasaları aracılığıyla yayılıyor. Enfekte hayvanlarla doğrudan temasın yanı sıra, yarasalar tarafından ısırılmış meyvelerin veya çiğ hurma suyu gibi ürünlerin tüketilmesi en büyük risk faktörlerini oluşturuyor. Virüsün insandan insana vücut sıvıları yoluyla bulaşabilmesi ise toplumsal bir salgın riskini tetikliyor. Şu an için tek çözüm; hızlı test, izolasyon ve temaslı takibi ile virüsün yayılımını durdurmak.