Alicia için her şey oldukça sıradan belirtilerle başladı. İki hafta süren hafif baş ağrıları ve sağ gözündeki hafif görme bozukluğu, onu başlangıçta bir göz doktoruna yönlendirdi. Ancak yapılan detaylı tetkikler, çok daha korkunç bir durumu beraberinde getirdi.
Tetkikler, beyinde sızıntı yapan bir kan damarı olan kavernom (cavernoma) varlığını ortaya çıkardı. Bu kitle, optik sinire baskı yapıyor ve beynine kan dolmasına neden oluyordu. Saatler içinde, hayatını kurtarmak için acil ameliyata alındı.
Ameliyattan uyandığında Alicia için her şey değişmişti. Birkaç gün önce spor salonunda 200 kilo ağırlık kaldıran o güçlü kadın; artık konuşamıyor, yürüyemiyor ve göremiyordu. Yoğun bakımda geçirdiği ilk günlerde saçının yıkanması gibi en temel ihtiyaçları için bile başkasına bağımlı hale geldi.

İyileşme süreci sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel bir mücadeleydi. Sosyal hizmet uzmanlarının ona verdiği en büyük tavsiye “teslimiyet” oldu. Geçmişteki Alicia’nın gittiğini kabul etmedikçe ileri gidemeyeceğini anlayan genç kadın, sabırlı olmayı öğrendi.
Genç kadın, cümleleri yeniden kurmayı ve günde birkaç kez 20 dakikalık yürüyüşler yapmayı başardı. Periferik (yan) görüşünü ise tam olarak geri kazanamasa da görme yetisi büyük oranda düzeldi.