Futbolun en büyük sahnesi olan FIFA Dünya Kupası, spor tarihinin en büyük siyasi ve lojistik krizlerinden birine sahne oluyor. Devam eden gerilimler ve karşılıklı yaptırımların gölgesinde, turnuvanın ana ev sahibi ABD, radikal bir karara imza attı. Turnuvaya katılım hakkı kazanan İran Milli Takımı’nın ABD sınırları içerisinde konaklamasını, kamp yapmasını ve otellerde kalmasını tamamen yasaklayan Washington yönetimi, spor tarihine geçecek bir “sınır mekliği” protokolünü devreye soktu.
FIFA ve ev sahibi komiteler arasında haftalardır süren gizli pazarlıklar, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray’ın katı vize/güvenlik politikaları nedeniyle tıkandı. Alınan karara göre İran Milli Takımı, grup aşamasındaki üç maçını da ABD sınırları içerisindeki şehirlerde oynayacak olmasına rağmen, ülkede sabit bir kamp merkezi kuramayacak veya otelde konaklayamayacak.
Siyasi ambargo nedeniyle takıma yönelik hiçbir B-2 veya uzun süreli sporcu vizesi onaylanmadı. İran ekibi, kendilerine sunulan özel “maç günü giriş muafiyeti” protokolüyle turnuvayı tamamlamak zorunda kalacak.
Bu benzeri görülmemiş yaptırım karşısında çaresiz kalan FIFA ve İran Futbol Federasyonu, lojistik krizi çözebilmek adına turnuvanın diğer ortak ev sahibi olan Meksika ile acil bir plan hazırladı. İran Milli Takımı, tüm Dünya Kupası operasyonunu, idmanlarını ve yatılı konaklamalarını ABD sınırının hemen güneyindeki Meksika şehri Tijuana’da gerçekleştirecek.
Takım, Los Angeles (SoFi Stadium) veya Seattle’daki maç günlerinde sabah saatlerinde sınırı geçecek ve stadyuma hareket edecek. 90 dakikanın tamamlanması ve medyadaki zorunlu açıklamaların ardından, İran kafilesi hiçbir otelde durmaksızın doğrudan havalimanına/sınır kapısına götürülerek aynı gece Meksika topraklarına geri gönderilecek.
Dünya Kupası tarihinde ilk kez bir takım, maç konsantrasyonu yerine tamamen gümrük protokolleri, pasaport kontrolleri ve jet-lag riskleriyle boğuşmak zorunda kalacak.