Tarım ürününü satarken prim kesintisi yapılan ancak paranın SGK kasasına aktarılmaması nedeniyle mağdur olan yüz binlerce çiftçi için dönüm noktası niteliğinde bir hukuki karar çıktı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 1994 yılına dayanan bir davada son noktayı koyarak, kesintinin SGK kayıtlarına girmemiş olmasının sigorta tesciline ve dolayısıyla EYT hakkına engel teşkil etmeyeceğine hükmetti. Bu karar, 8 Eylül 1999 ve öncesinde tarımsal ürün bedelinden prim kesintisi (tevkifat) yaptıran çiftçilere yaş şartı aranmaksızın erken emeklilik yolunu açtı.
Sosyal güvenlik başyazarı İsa Karakaş’ın köşesine taşıdığı tarihi süreç, bir çiftçinin 1994 yılında özel bir şirkete 3 bin 500 kilo pamuk satması ve bu satış esnasında ürün bedelinden prim kesintisi yapılmasıyla başladı. Çiftçi, elindeki kesinti makbuzuna dayanarak sigorta başlangıcının 1994 yılına çekilmesini ve EYT kapsamında yaş şartı olmadan emekli olmayı talep etti.
Yerel Mahkeme “Hak” Dedi İstinaf Faturayı Çiftçiye Kesti
Davanın ilk aşamasında İlk Derece Mahkemesi, sosyal güvenlik hakkının anayasal ve vazgeçilemez bir hak olduğunu vurguladı. Ürün bedelinden kesinti yapılmasının çiftçinin sigortalı olma iradesini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten mahkeme, SGK’nın bu kesintiye dayanarak tescil yapmakla yükümlü olduğuna karar verdi ve 1994 yılındaki sigortalılığı tespit etti.
SGK’nın itirazı üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ise tartışmalı bir karara imza attı. Şirketin kesintiyi yaptığını ancak parayı SGK kasasına yatırmadığını belirten İstinaf mahkemesi, tevkifatın kuruma aktarılmaması durumunda geçmişe yönelik hizmet tespiti yapılamayacağını savunarak yerel mahkemenin kararını bozdu.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: “Vatandaş Tahsilat Memuru Değildir”
Dosyanın taşındığı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, paranın kuruma intikal etmemesinin tarım Bağ-Kur tescili için engel olamayacağını belirterek bozma kararı verdi. İstinaf mahkemesinin bu karara direnmesi üzerine dosya en üst merci olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na (YHGK) gitti.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ezber bozan bir kararla İstinaf mahkemesinin direnme kararını bozdu. YHGK’nın kararında şu kritik başlıklar öne çıktı:
Vatandaş Müfettiş Değildir: Ürün bedelinden yapılan prim kesintisinin SGK’ya yatırılıp yatırılmadığını kontrol etme sorumluluğu sigortalıya yüklenemez.
Şirketler Müştereken Sorumludur: Kesintiyi yapıp kuruma aktarmayan şirket yöneticileri ve yetkilileri, bu paradan SGK’ya karşı müteselsilen sorumludur.
Denetim Yetkisi SGK’dadır: Kanun, SGK’ya tevkifat yapan şirketleri denetleme ve parayı zorla tahsil etme yetkisi vermiştir. Kurum, kendi denetim görevini yapmayıp aradaki tüccarın hatasının cezasını çiftçiye kesemez.
Tescil Resen Yapılmalıdır: Vatandaş ürününü satarken prim kesintisine rıza gösterdiği an sisteme dahil olma iradesini ortaya koymuştur. Bu aşamadan sonra tescili resen yapmak SGK’nın yasal yükümlülüğüdür.
8 Eylül 1999 Öncesi Kesintisi Olanlar İçin Büyük Fırsat
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği bu kesin karar, “paranın kuruma yatırılmadığı” gerekçesiyle emeklilik hakkı reddedilen tarım emekçileri için can suyu oldu. Çiftçinin ürün teslim ederken kesinti yaptırmakla üzerine düşen görevi tamamladığını tescilleyen bu kararla birlikte, yeni bir dönem başlıyor.
Bu doğrultuda, 8 Eylül 1999 ve öncesindeki tarihlerde adlarına tarım ürün bedelinden prim kesintisi (tevkifat) yapılmış olan vatandaşlar, bu kesintiye ilişkin makbuz veya belgeleriyle birlikte yargı yoluna başvurarak sigorta başlangıçlarını öne çekebilecek. Böylece yüz binlerce tarım bağ-kurlusu, yaş şartına takılmadan EYT kapsamında erken emeklilik hakkına kavuşabilecek.