Son iki aydır hastanelerin polikliniklerinde dikkat çekici bir yoğunluk yaşanıyor. Ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikâyetleriyle başvuran hasta sayısındaki artış, “Yeni bir salgın mı var?” sorusunu da beraberinde getirdi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, bu sezon özellikle influenza başta olmak üzere solunum yolu virüslerinin önceki yıllara kıyasla daha yaygın ve daha ağır seyrettiğini söylüyor.

Dr. Gülay Kılıç’e göre tabloyu ağırlaştıran en önemli nedenlerden biri, pandemi döneminde hayatımıza giren koruyucu alışkanlıkların terk edilmesi. Maske, mesafe ve el hijyeni gibi önlemlerin unutulması, virüslerin toplum içinde daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Kılıç bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Bu seviyede bir salgının ortaya çıkmasının nedenlerinden biri; maske, mesafe ve el hijyeni gibi koruyucu önlemlerin unutulması ve göz ardı edilmesidir.”
Uzmanlara göre mutasyona uğrayan virüslerin daha bulaşıcı hale gelmesi ve bağışıklık sisteminin bu yeni varyantları yeterince tanıyamaması da vakaların uzun ve ağır seyretmesine yol açıyor.

Toplumda görülen belirtilerin büyük ölçüde “grip” olarak tanımlandığını belirten Dr. Kılıç, bunun temel nedeninin influenzanın bu yıl oldukça baskın olması olduğunu ifade ediyor. Ancak Covid-19’un tamamen ortadan kalkmadığını da vurguluyor: “Son 1-1,5 aydır influenza çok yaygın olsa da Covid-19 hala varlığını sürdürmektedir.”

Ayrıca RSV gibi diğer solunum yolu virüslerinin de dolaşımda olması, tanıyı zorlaştırıyor. Benzer belirtiler nedeniyle hastaların hangi virüsle karşı karşıya olduğunu ayırt etmek her zaman kolay olmuyor.

Bu sezon özellikle 5 yaş altı çocuklar ve yaşlı bireylerde daha ağır tablolar görülebiliyor. Dr. Kılıç, influenza enfeksiyonunun komplikasyonlarının bu yıl daha sık yaşandığını belirtiyor ve ekliyor: “Özellikle bu sezon influenzanın komplikasyonları daha sık görülmektedir.”
Grip için antiviral bir tedavi seçeneği bulunsa da bunun kesin çözüm olmadığını vurgulayan Kılıç, aşılamanın hâlâ en etkili korunma yöntemi olduğunun altını çiziyor.

Ev içi bulaşın da önemli bir risk olduğuna dikkat çeken Dr. Kılıç, basit önlemlerle virüs yükünün azaltılabileceğini söylüyor. Maske kullanımı, ortamın sık havalandırılması ve el hijyeninin hastalığın daha hafif geçirilmesine katkı sağladığını belirten Kılıç, şu uyarıyı yapıyor: “Ancak üç gün istirahat ve ateş düşürücüye rağmen ateşin düşmemesi, nefes darlığı, göğüste baskı hissi veya ağrı, bilinç bulanıklığı ve sıvı alamama durumlarında mutlaka hastaneye başvurulmalıdır.”
Uzmanlar, özellikle kronik hastalığı olanların ve bağışıklığı baskılanmış kişilerin belirtileri hafife almadan sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini vurguluyor.