Yeterli süre uyumasına rağmen sabahları yorgun uyananların sayısı her geçen gün artıyor.Uykunun süresi kadar kalitesinin de önemli olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Betül Mercan, sabahları yorgun uyanmanın en sık nedenlerinin başında uyku kalitesinin bozulması ve solunum problemlerinin geldiğini söyledi.
Bu durumun bir kader ya da alışkanlık olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Betül Mercan, yorgun uyanmanın çoğu zaman vücudun verdiği önemli bir sinyal olduğuna dikkat çekti.
Uykunun sadece dinlenme değil, aynı zamanda vücudun kendini onardığı bir iyileşme süreci olduğunu belirten Mercan, “Gece boyunca farklı uyku evrelerinden geçiyoruz. Özellikle derin uyku dönemlerinde hücre yenilenmesi ve enerji onarımı gerçekleşiyor. Eğer bu evrelere yeterince ulaşamıyorsak, uyku süresi uzun olsa bile sabah dinlenmiş hissetmeyiz” dedi.
Uyku kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden birinin solunum olduğunun altını çizen Mercan, horlama, gece nefes durmaları ve sık uyanmaların uyku kalitesini ciddi şekilde bozduğunu ifade etti. Uyku apnesi olan kişilerde gece boyunca yeterli oksijenlenme sağlanamadığını belirten Mercan, bunun vücutta stres yarattığını ve sabah yorgunluğu ile gün boyu halsizlik gibi şikâyetlere yol açtığını söyledi.
Modern yaşam alışkanlıklarının da uyku düzenini olumsuz etkilediğini dile getiren Mercan, geç saatlerde yemek yeme, çay, kahve ve alkol tüketimi ile uyumadan önce uzun süre telefon ve televizyon ekranına bakmanın uyku kalitesini düşürdüğünü kaydetti. Düzensiz yatış ve kalkış saatlerinin ise biyolojik ritmi bozduğunu belirten Mercan, “Vücudumuz bir saat gibi çalışır. Bu saatin ayarı sürekli bozulursa, doğru çalışması da mümkün olmaz” diye konuştu.
Kaliteli uyku için basit ama etkili önerilerde bulunan Mercan, uyku saatlerinin mümkün olduğunca sabit tutulması, yatak odasının karanlık, sessiz ve serin olması gerektiğini söyledi. Yatakta telefon ve televizyon kullanılmamasının da uyku kalitesini belirgin şekilde artırdığını vurguladı.
Akşam beslenmesinin de uyku üzerinde önemli etkisi olduğunu söyleyen Mercan, akşam yemeğinin geç saatlere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. “Uyumadan en az üç saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekiyor. Dolu bir mideyle uyumak, vücudun tamir sürecini bozar ve uyku kalitesini düşürür. İşlenmiş gıdalar ve karbonhidrat ağırlıklı beslenme de uyku verimini olumsuz etkiler” dedi.
Bazı durumlarda yorgun uyanmanın altında tıbbi nedenler yatabileceğine dikkat çeken Mercan, hipotiroidi, B12 ve D vitamini eksikliği, kronik stres ve depresyon gibi durumlarda vücudun enerji üretiminin yavaşladığını ifade etti. Bu şikâyetlerin süreklilik göstermesi halinde mutlaka bir hekim tarafından değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.
Yorgun uyanmanın normalleştirilmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Betül Mercan, “Uyku, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biridir. Vücudunuz size bir sinyal veriyorsa bunu görmezden gelmeyin. Sağlıklı bir uyku, sağlıklı bir nefes ve sağlıklı bir yaşam için gerektiğinde mutlaka uzman desteği alın” ifadelerini kullandı.