ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, son yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarının kendisini “tamamen aklandığını” (totally exonerated) iddia etti. “Gizleyecek hiçbir şeyim yok” diyen Trump, belgelerin tam aksine kendisinin masumiyetini kanıtladığını savundu. Ancak bu açıklamalar, hem Demokratlar hem de kendi partisindeki bazı muhalif isimler tarafından sert bir dille eleştiriliyor. Özellikle dosyalardaki ağır karartmalar (sansürler) ve Trump’ın yakın çevresindeki isimlerin belgelerde sıkça geçmesi, “şeffaflık” tartışmalarını alevlendirdi.
Demokrat Temsilci Jamie Raskin, Kongre üyelerine sunulan karartılmamış dosyalarda yaptığı dijital aramada “Don”, “Donald” ve “Trump” kelimelerinin 1 milyondan fazla sonuç verdiğini açıkladı. Raskin, bu rakamın Trump’ın Epstein ile olan bağlarının sanılandan çok daha derin ve karmaşık olduğunu gösterdiğini savunarak, Adalet Bakanlığı’nı gerçekleri örtbas etmekle suçladı.

Trump’ın en yakın çalışma arkadaşları da bu krizin tam merkezinde. Belgeler, daha önce Epstein ile bağlarını kopardığını iddia eden birçok ismin, aslında ünlü suçluyla yakın temaslarını sürdürdüğünü gösteriyor
Dosyalar, Lutnick’in 2012 yılında Epstein’ın özel adasına gitmek üzere plan yaptığını ve orada öğle yemeği yediğini ortaya koydu. Lutnick, daha önce bağlarını 2005’te kestiğini iddia etmişti.

Eski stratejistin de Epstein ile geçmişte yoğun mesajlaşmaları ve imaj düzeltme çalışmaları yürüttüğüne dair belgeler sızdı.

“Dr. Oz” olarak bilinen Mehmet Öz’ün de ismi dosyalarda Epstein ile olan sosyal etkileşimleri nedeniyle geçiyor ve bu durum atama sürecinde büyük tepki topluyor.
