Orta Doğu, 2003 Irak işgalinden bu yana görülen en büyük askeri hareketliliğe sahne oluyor. ABD, İran’a yönelik olası bir geniş kapsamlı hava harekâtı için bölgeye stratejik hava ve deniz unsurlarını kaydırırken; Tahran yönetimi, nükleer ve askeri tesislerini yer altına gömerek savunma hattını güçlendiriyor. Uydu görüntülerine yansıyan hazırlıklar, müzakere masası kurulurken sahadaki gerilimin en üst düzeye çıktığını gösteriyor.

Wall Street Journal ve uçuş takip verilerine göre, Washington yönetimi bölgeye teknolojik açıdan tarihin en donanımlı hava gücünü konuşlandırıyor. İkinci bir uçak gemisi grubunun yanı sıra bölgeye intikal eden unsurlar arasında şunlar yer alıyor:


ABD’li yetkililer, bu yığınağın Haziran ayındaki “Midnight Hammer” (Gece Yarısı Çekici) operasyonunun aksine, haftalar sürebilecek kapsamlı bir kampanya seçeneği sunduğunu belirtiyor. Senaryolar arasında nükleer tesislerin imhasından rejimin devrilmesine yönelik stratejik hedeflerin vurulmasına kadar geniş bir yelpaze bulunuyor.

ABD’nin ISIS (Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü) analizleri ve uydu fotoğrafları, İran’ın hava saldırılarına karşı “beton lahit” ve sığınak stratejisi izlediğini ortaya koyuyor:
Cenevre’de taraflar uranyum zenginleştirme konusunu müzakere ederken, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ilerleme sağlansa da tarafların hâlâ uzak olduğunu belirtti. Donald Trump’ın diplomatik bir çözüm istediği ancak İran’ın nükleer programı tamamen durdurma ve balistik füze kapasitesinden vazgeçme gibi şartlara direnç gösterdiği bildiriliyor.
Öte yandan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun baskıları ve Trump’ın stratejik üsler (Diego Garcia ve Fairford) hakkındaki açıklamaları, askeri seçeneğin masada güçlü bir koz olarak tutulduğunu gösteriyor. Analistler, İran’ın müzakereleri sürdürürken tesislerini sığınağa dönüştürerek zaman kazanmaya çalıştığını ifade ediyor.