ABD ve İran arasındaki nükleer gerginlik aylardır sürüyordu. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmezken, ABD ise nükleer programın yarattığı riskler nedeniyle gerilimi artırıyordu. Bu kritik dönemde yürütülen müzakerelerin ortasında, İsrail ve ABD İran’a yönelik saldırı başlattı.
Orta Doğu’daki çatışmalar böylece 7. gününe girdi. Operasyon sırasında İran Dini Lideri Ali Hamaney dahil bazı üst düzey yetkililer yaşamını yitirdi ve bölgedeki tansiyon önemli ölçüde yükseldi. İran ise misilleme olarak İsrail ve Orta Doğu’daki ABD üslerine saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.
ABD yetkilileri, İran’ın füzelerinin ve rampalarının büyük bölümünün vurulduğunu belirtirken, İran ise İsrail ve Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Günlük maliyetin yaklaşık 900 milyon doları bulduğu operasyonlarda, İran’ın düşük maliyetli İHA’ları sahadaki stratejik avantajını koruyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Amiral Brad Cooper, İran’ın kamikaze dronelarının tasarımının ele geçirildiğini ve tersine mühendislikle kopyalandığını doğruladı. Cooper, “Droneleri söküp inceledik, tasarımlarını tamamen çözdük. Artık ABD etiketiyle sahaya sürüyoruz” dedi. Bu hamle, ABD’nin İran teknolojisini doğrudan savaş alanına adapte etmesini sağladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, eski füze stoklarının tükendiğini ve artık “Kheibar Shekan-4” füzeleri ile İsrail ve ABD üslerini hedef alacaklarını açıkladı. Pezeşkiyan, bu yeni füzelerin daha gelişmiş teknoloji ve yüksek isabet kabiliyetiyle Orta Doğu’daki çatışmaların seyrini değiştirebileceğini vurguladı.
Orta menzilli Kheibar Shekan-4 füzeleri, 1.450 km’ye kadar menzile sahip ve katı yakıt kullanıyor. Mobil fırlatma araçlarından ateşlenebilen bu füzeler, manevra kabiliyeti ve yüksek hız sayesinde savunma sistemlerinden kaçabiliyor. Bu durum, İran’ın İsrail ve ABD güçlerine yönelik tehdit kapasitesini ciddi şekilde artırıyor.