İstanbul Erkek Lisesi’nde ‘tertipçilik’ zorbalığa dönüşmüş durumda!

İstanbul Erkek Lisesi’nde köklü okul kültürü iddiasının arkasına sığınılarak sergilenen ‘tertipçilik’ mezuniyet törenlerinde zirve yaptı.

Öğrencilerin kendi okul müdürlerine karşı sergiledikleri yakışıksız ve saygısız protesto, hiçbir eğitim yuvasına yakışmayacak bir tablo oluşturmuştur.

İşin daha da acı tarafı, evlatlarına doğruyu, yanlışı ve saygıyı aşılaması gereken bazı velilerin de uygunsuz sözlerle bu protestoya çanak tutması ve destek vermesidir.,

​Devletin ve eğitimin makamlarına saygı göstermek ahlak ve terbiye meselesidir…

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Mücahit Yentür’e yönelik gerçekleştirilen, nezaket sınırlarını aşan o saygısız davranış, bu organize hadsizliğin bir örneğidir.

Eğitim, sadece akademik başarıdan ibaret değildir; büyüklere saygıyı, makama hürmeti ve kurumsal aidiyeti kaybetmiş bir anlayışın ne ülkeye ne de o gençlerin geleceğine bir faydası dokunabilir.

​Bugün İstanbul Erkek Lisesi gibi okullarla anılan, “okul geleneği ve kültürü” olarak lanse edilen tertipçilik  ne yazık ki  açık bir zorbalığa dönüşmüş durumda.

Bu yıl basına da yansıyan İstanbul Erkek Lisesindeki 9. sınıf öğrencilerine yönelik zorbalık iddiaları gündemdeki sıcaklığını korurken; Mezuniyet töreninde öğrenciler konuşma yapan okul müdürüne sırtlarını dönüp protesto etmeleri. İl Millî Eğitim Müdürü ve Vali Yardımcısının da bulunduğu törende velilerin bir kısmı İl Müdürüne çirkin tavırlar sergilemesi masum bir eylem olarak deieriendirilemez.

Okulda ilk defa yaşanan istisnai olaylar değil…

2016’daki mezuniyet töreninde de benzer şeyler yaşanmış, okul yine gündeme oturmuştu. Okulda yaşananlar müdüre sırt dönmekle sınırlı değil. Yönetmelik ve kanunların etrafından “Geleneklerimiz var.” diye dolaşmak, kendilerini öğretmen ve idarenin yerinde hatta üzerinde konumlandırmak, okul disiplinini yetkililere bırakmadan kendi devrecilik hiyerarşileri üzerinden sağlamak, okula çağrılan bir misafire sunulacak plaket takdimini bile müdüre bırakmama mücadelesine girmek, bunlara boyun eğmeyen idarecileri, mezun derneklerini de arkalarına alarak baskılamak gibi başka herhangi bir okulda akla bile gelmeyecek olaylar ve nicesi yaşandı geçmişte.

Mezun derneklerinin öğrencileri kullanarak okulu yönetmek istemeleri. Karşılarına öğretmen, idare, yönetmelik ve kanun çıkınca da öğrencileri öne sürüp gelenekleri bahane ederek istediklerini dayatmaya çalışmalarının hukuki bir karşılığının muhakkak olması gerekiyor.

Sizler için yazıyoruz
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.