Doğru bildiğiniz teknoloji efsaneleri

Günlük hayatımızın merkezine yerleşen akıllı telefonlar ve bilgisayarlar hakkında “kulaktan dolma” bilgilerle hareket etmek, sandığınızdan çok daha pahalıya patlayabilir. Teknoloji dünyasında dilden dile dolaşan bazı şehir efsaneleri, cihazlarınızın ömrünü uzatmak bir yana, performansını düşürüyor ve güvenlik açıkları yaratıyor. İşte teknoloji gurusu gibi görünmek isterken aslında hata yaptığınız o yaygın alışkanlıklar ve işin gerçek yüzü.

Arka plandaki uygulamaları kapatmak telefonunuzu yoruyor

Akıllı telefon kullanıcılarının en büyük takıntılarından biri, “telefon rahatlasın” diye arka planda açık kalan uygulamaları sürekli yukarı kaydırarak kapatmaktır. Ancak bu alışkanlık, cihazınıza iyilikten çok kötülük yapıyor.

Modern işletim sistemleri (iOS ve Android), arka plan yönetimi konusunda oldukça zekidir. Siz uygulamayı kapattığınızda, telefon o verileri RAM’den siler. Ancak aynı uygulamayı tekrar açtığınızda işlemci (CPU) her şeyi sıfırdan yüklemek zorunda kalır. Bu döngü, işlemciyi daha fazla çalıştırarak hem telefonun anlık olarak yavaşlamasına neden olur hem de pil ömrünü sanılanın aksine daha hızlı tüketir.

Gece telefonu şarjda bırakmak bataryayı öldürmez

“Gece yatarken telefonu şarja takma, pili ölür” cümlesi, eski tip nikel bataryalar döneminden kalma bir korkudur. Günümüzdeki lityum-iyon pilli akıllı telefonlar, %100 doluluk oranına ulaştığında elektrik akımını otomatik olarak kesen akıllı devrelere sahiptir.

Telefonunuzun bataryasını asıl öldüren şey gece boyu prizde kalması değil, maruz kaldığı yüksek ısıdır. Eğer telefonunuz şarj olurken hava almayan bir yerdeyse (örneğin yastık altındaysa) ısınma kaynaklı pil hasarı oluşabilir.

Mac bilgisayarlar dokunulmaz değil

Apple kullanıcıları arasında yaygın olan “Mac’lere virüs bulaşmaz” inancı, günümüz siber dünyasında tehlikeli bir özgüvendir. Evet, macOS işletim sistemi Windows’a kıyasla daha kapalı bir kutu olduğu için saldırı yüzeyi farklıdır ancak bu, onu “hacklenemez” yapmaz.

Günümüzde siber saldırganlar işletim sisteminden ziyade kullanıcı hatalarına odaklanıyor. Oltalama (phishing) saldırıları, fidye yazılımları (ransomware) ve tarayıcı tabanlı kötü amaçlı yazılımlar, bir MacBook kullanıcısını da en az bir Windows kullanıcısı kadar tehdit etmektedir. Güvenlik duvarına güvenip şüpheli linklere tıklamak, Mac kullanıcılarının da verilerini tehlikeye atar.

Doğru bildiğiniz teknoloji efsaneleri

Bilgisayarı hızlandırmak için sadece RAM yetmez

Bilgisayarı yavaşlayan herkesin ilk aklına gelen çözüm “RAM takviyesi” yapmaktır. Ancak bu, her zaman doğru ilaç değildir. RAM (Bellek), işlemcinin o an ihtiyaç duyduğu verileri depoladığı bir çalışma masası gibidir. Eğer masanız zaten dolmadıysa, masayı büyütmek işinizi hızlandırmaz.

Bilgisayarınızın yavaşlığı işlemcinin yetersizliğinden veya eski nesil bir mekanik sabit disk (HDD) kullanmanızdan kaynaklanıyorsa, RAM miktarını ikiye katlamak gözle görülür bir fark yaratmayacaktır. Hız için genellikle en büyük darboğaz olan depolama birimini SSD ile değiştirmek, RAM eklemekten çok daha etkili bir sonuç verir.

Gizli sekme sizi hayalet yapmaz

Tarayıcılarda kullanılan “Gizli Mod” veya “Incognito” özelliği, kullanıcılar tarafından genellikle internette görünmez oldukları şeklinde yorumlanır. Oysa bu modun tek işlevi, tarayıcı geçmişinizin ve çerezlerin kendi cihazınıza kaydedilmesini engellemektir.

Doğru bildiğiniz teknoloji efsaneleri

Girdiğiniz web siteleri, reklam takipçileri, okul/iş yeri ağ yöneticileri ve en önemlisi İnternet Servis Sağlayıcınız (ISS), hangi sitelerde gezindiğinizi görmeye devam eder. Tam bir gizlilik arayanların, sadece gizli sekme değil, VPN gibi trafiği şifreleyen ek güvenlik önlemleri kullanması gerekir.

Sizler için yazıyoruz
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.